- adet sancısı (2)
- adetle ilgili (2)
- ağda (3)
- ağız bakımı (2)
- Aklınızda bulunsun! (16)
- Akrep burcu (3)
- Alçalan burç (1)
- alerji (1)
- Aslan burcu (3)
- Ay burcu (6)
- ayakkabı (1)
- bacaklar (1)
- Balık burcu (1)
- Başak burcu (1)
- Boğa burcu (3)
- bölgesel zayıflama (2)
- bronzlaşma (2)
- Burç sentezi (10)
- Burç uyumu (2)
- Burçlar (2)
- Cilt bakımı (46)
- cilt hastalıkları (1)
- cilt sağlığı ve bakımı (3)
- deri çatlakarı ve selülit (2)
- diş bakımı (2)
- doğal yöntemlerle cilt bakım (18)
- dudak bakımı (11)
- el ayak bakımı (15)
- erkek bakımı (2)
- estetik (2)
- genel (2)
- genel kültür (1)
- Genel yorumlar (10)
- göğüsler (1)
- göz bakımı (8)
- göz tipine uygun makyaj (12)
- güzellik sırları (3)
- hamilelik (3)
- hastalıklara bitkisel çözüm (48)
- her cilde maske (14)
- İkizler burcu (3)
- jennifer lopez (2)
- kalıcı makyaj (2)
- Karakter testi (4)
- kedi burçları (1)
- kedi isimleri (1)
- kıyafet (7)
- Koç burcu (2)
- Kova burcu (3)
- makyaj teknikleri (25)
- menopoz (1)
- Oğlak burcu (3)
- parfüm sanatı (2)
- peeling (3)
- saç bakımı (22)
- saç bakımı-erkek (2)
- saç stilleri (1)
- sağlık (1)
- sağlıklı beslenme (43)
- şarkı sözleri (3)
- shakira (4)
- şifalı bitkiler (20)
- son haberler (1)
- spor (8)
- terapi (2)
- Terazi burcu (1)
- vücut bakımı (1)
- Yay burcu (2)
- Yengeç burcu (2)
Gülşahça
Eğer biz de, sizin “ The Cell ”de kullandığınız aleti kullansaydık ve sizin zihninize girseydik acaba nelerle karşılaşırdık ?
Sanırım, herhalde ilk olarak müzik dinlerdiniz.
Yeni albüm mü ?
Evet, yeni albüm çıkıyor. Şu sıralar yolun yarısını tamamladım. Bu yüzden bu günlerde düşündüğüm tek şey bu.
Hiç başka birinin kafasının içine girebileceğimizi düşünüyor musunuz ? Bilmiyorum, fakat bu ilginç olurdu sanırım. Eğer bir kadın bir erkeğin kafasının içine girebilirse bu erkekler için gerçekten kötü olabilir.
Eğer bunu yapabilseydiniz kimin kafasının içine girerdiniz ?
Bu insanların sizin hakkınızda neler düşündüğüne önem verdiğinizi göstermiyor mu ?
Bu şu anlama geliyor ki, ben yalnızca, dışarıda her zaman normal davranan insanların içlerinde nasıl ne kötülükler taşıdığını görmekle ilgileniyorum.
Peşi sıra üç film birden çevirdiniz – “ The Cell ”, “ The Wedding Planner ” ve “ Angel Eyes ”. Bu sizi yordu mu ?
Hayır, ama korktum. Böyle bir şey bir kez daha başıma gelmişti. “ Blood and Wine ”, “ Anacaonda ” ve sonra da “ U-Turn ”ü çevirdim ve bütün enerjimi sonuna kadar tükettim. Öyle ki bu filmler de üst üste dizilince epey endişe duydum. Fakat bu sefer yetiştiğimi, daha çok deneyim sahibi olduğumu ve daha hazır olduğumu fark ettim. Olacağını sandığım gibi de kötü olmadı. Şimdi ise, son filmimi tamamlayalı yaklaşık bir buçuk hafta geçti ve albümüme hazırlanıyorum. O da iyi gidiyor. Kendimi iyi hissediyorum.
Hakkınız olmadan diva unvanını aldığınızı düşünüyor musunuz ?
İşimi yapıyorum ve bunu tutkuyla yapıyorum, çok çalışıyorum. Eğer benim bir şeye ihtiyacım varsa, sizin de vardır. Çevremde işimi yapmamda ve buna tutkuyla sarılmamda yardımcı olan insanlardan oluşan büyük bir güruh var. Onlar, mantıklı olmayan şeyler talep ettiğinizde insanların sizi bir kenara itebileceği gerçeğine şahit oldular. Fakat eğer işiniz gereği bu tür şeyleri yapmak durumundaysanız…erkekler talep ettiğinde büyük bir sorun olmuyor, bu durum kadınlar için de aynı olmalı. Ben ihtiyacım olmayan bir şey için telpte bulunmuyorum. Basındaki insanların bu tür şeyleri yaratmaktan hoşlandıklarını düşünüyorum çünkü satıyorum. Herkesi birlikte çalıştığım insanlarla tanışmaya çağırıyorum çünkü onlarla her zaman çok hoş deneyimler paylaşıyorum.
Bunun kadın olduğunuz için mi size söylendiğini düşünüyorsunuz ?
Demek istediğim, bu iş dünyasında kadınlar için bu durum farklı, bu bir sır değil. Ama bunu erkek yıldızlara da yapıyorlar. Bunun için kendime eziyet etmiyorum çünkü ben buyum ve “ Neden insanlar ebim hakkımda bu tür şeyler söylemeye devam ediyorlar ? ” diye düşünüyorum. Ama, hayır onlar bunu herkese yapıyorlar. Bu hayatın ta kendisi.
İnsanlar sizin çok sert biri olduğunu düşünüyor. Gerçekten öyle misiniz ?
Hayır. Normal bir insan olduğumu düşünüyorum ve bu iş dünyasında normal olamayan pek çok insan var. Belki bundan kaynaklanıyordur. Ben Doğu Kıyısı’ndan geliyorum ve sanırım Doğu Kıyısı’ndan gelen insanlar çok farklı bir muamele söz konusu.
Okuduğumuza göre “ Wedding Planner ”daki rol arkadaşınızı öptüğünüze Puffy epey öfkelenmiş ?
Bu New York Post ya da The Star’da çıkan şeyler çünkü ben de o fotoğrafları gördüm. Matthew gösterdi bana onları. Bu öpüşme sahnelerinin çekiminden rahatsız olup olmadığımı daha önce sormuşlardı ve ben de ‘ Evet, hoş değildi ” dedim. Sonra izlediğinizde kendinizi bir başkasıyla birlikte görüyorsunuz, bu bence tuhaf bir şey. Birlikte olduğum insanı bir başkasını öperken görmekten hoşlanmam.
Puffy hayatınıza ne getirdi ?
Yani, o benim için özel bir şey. Şu anda bir ilişkimiz var ve biz yalnızca olup bitenleri izliyoruz.
Bütün bu olanların birkaç yıl içerisinde gerçekleşebildiğine inanabiliyor musunuz ?
Çok çalışıyordum ve çok çalışmaya devam ediyorum. Küçükken, ileride bunları yapacağımı hep biliyordum, bu benim rüyamdı. Başarılıyım ya da değilim, belki hala olmak için çalışıyorum. Ama, sanırım bunun beklemiyordum.
Başarınızın en kötü yanı ne ?
Sanırım mahremiyetin kayboluşu söz konusu. Bu iş dünyasına girdiğinizde insanlar ne kadar çok yaptığınız işe karşı oluyorlarsa aynı şekilde özel hayatınıza da o kadar çok ilgi duyuyorlar.
Ama siz de küçük bir kızken magazin dergilerine bakmıyor muydunuz ?
Hayır, bunun ne demek olduğunu o zamanlar bilmiyorsunuz. Ve hatta yaşınız ilerlediğinde ve işe başladığınızda bunların olabileceğini anlamıyorsunuz. Bunlar ilk olduğunda tek kelimeyle şoka uğruyorsunuz ve bu gerçekten çıldırtıcı. Daha sonra bir alışma devresi yaşıyorsunuz ve zamanla bununla nasıl baş edeceğinizi öğreniyorsunuz. Ve fark ediyorsunuz ki, onlar kesinlikle sizin kim olduğunuzu bilmiyorlar. Ve hiçbir zaman bilmeyecekler, ne demek istediğimi anlıyor musunuz ? Ben kim olduğumu biliyorum. Aynı şekilde ailemde biliyor. Çok çalışacağım ve umuyorum ki yalnızca işimle konuşulacağım.
Dışarıya bir güvenlik görevlisiyle mi çıkıyorsunuz ?
Hayır, hayır, ama Puffy bundan hoşlanmıyor. O “ Dışarıya çıkarken güvende olmalısın ” diyor. Ben de bundan hoşlanmadığım için bunun üzerinde ısrarla durmaya devam ediyor. Bu şekilde dolaşmaktan hoşlanmıyorum. Normal bir insan olmak istiyorum ve yalnızca işimi yapmak istiyorum.
Doğum gününüzde aldığınız en güzel şey nedir ?
Sürpriz parti gerçekten de muhteşemdi. Daha önce hiç böyle bir sürprizle karşılaşmadım. Puffy her şeyi bir buçuk gün içerisinde düzenlemiş. Kimsenin sürpriz hakkında haber verecek şansı olmadı. Bu gerçekten büyük bir sürprizdi ve ailemde oradaydı.
40 yaşınıza geldiğinizde nerede olmak isterdiniz ?
Ne zaman 40 yaşında olacağım ? Bilmiyorum. Nerede olacağımı kim biliyor ki ?
Geleceğe dair bir kafanızda herhangi bir görüntü yok mu ?
Hayır, yani, bir ailem olsun istiyorum, fakat yine aynı işi yapacağım.
Tepeye olan yolculuğunuzda yalnız mıydınız ?
Evet öyleydim. Ailemi terk ettim ve bu başlangıçta oldukça zor oldu. Oyuncu olduğunuzda belli bir yolu tutturuyorsunuz. Ama hemen hemen hiçbir seçeneğiniz yok. Hatta bir ilişkimde bile bu durum aynı. Çoğu kez yalnız uyurum. Zamanımın çoğunluğu işime hazırlanarak, yazarak ve karakterleri tahlil ederek geçiyor. Sette de zamanımın çoğu yalnız geçiyor. Ve sonra eve geliyorum ve yine yalnızım. Evet, yalnız bir yolculuk, ama her şeyinizi yaptığınız işe verdiğinizi ve ardından bir gün arkanıza yaslanıp ailenizle birlikte olacağınızı bilmek sizi tatmin ediyor.
Evet. Bilirsiniz, biri bana bir keresinde “ sana kelebekler sunan herhangi bir şey var mı ? ” diye sormuştu. İşte bu o. Gerçekten ne istediğimi bilmek ve yaptığım işte şanslı olduğumu bilmek. Bu öyle bir şey ki, peki nasıl bunu dengede tutacağım ? Hayatımda öyle bir noktadayım ki ,bu tür şeyler düşünebiliyorum. Neler olacağını görmek zorunda kalacağımı biliyorum.
İnsanlar eğer sizin hakkınızda şaşırtıcı bir şey keşfetselerdi bu sizce ne olurdu ?
Sanırım, düşündüklerinden çok daha normal ve gerçek bir insan olduğunuz, bu onların gözden kaçırmaya yatkın oldukları bir şey. Ekranın karşısındasınız ve filmde ya da televizyonda iki boyutlusunuz. Sizi bir dergide görüyorlar ve insan olduğunuzu unutuyorlar.