Bir dogum haritasi ya da horoskop, tüm faktörlerin birbirleriyle iliskisi dikkate alindigi zaman ortaya çikan bütünlesik bir tablo yaratan çok sayida tekil etkenden olusur. Dolayisiyla horoskopunuzda belirtilen bir tanimlamayi okuyup, “bu dogru degil” diye basinizi sallamadan önce iyi düsünmelisiniz. Bir astrolojik konfigürasyon, sayisiz nedenden ötürü o kadar üstü kapali bir biçimde ortaya çikar ki, insan bunlarin kendisi ile hiç ilgisi olmadigini düsünebilir. Bu durumu kabul etmek yerine, egomuzu oksayan veya günümüzün ruh halini yansitan kisilik özelliklerimizi benimseme kuskusuz daha kolay gelir bize.
Johannes Kepler’in çok açikça belirttigi gibi, horoskopunuz sizin kaderinizi degil potansiyel gücünüzü gösterir. Astrolojinin durumu, arastirmacilarin, bu formüllerin ne sekilde ortaya çikacaklarini öngörmedikleri halde, pek çok dogal olayin ardinda gizlenmis formülleri anlamak için modern kaos arastirmalarini kullanmalarina benzer. Horoskop insan yasaminin temeline inen bir formüldür. Ancak, bu formülü nasil kullanacaginiz, nerelere kadar sürüklenip gideceginiz veya kendinizi gelistirme basamaklarinda nereye kadar yükseleceginiz astrolojik yorumlarin çok ötesine tasar.
Dolayisiyla, astrolojide size sunulan anahtar sözcükler ve yorumlar, büyük bir bütünün parçalari olarak anlasilmalidir. Dogum haritanizin her yönünde gelisim firsatlari gizlidir. Ancak, bunlarin nasil ve ne ölçüde ortaya çikacagi ve ne seviyelere ulasacagi tümüyle kisinin olgunluk düzeyine baglidir ve bu etkeni, yani olgunluk düzeyini, horoskoplar göstermezler. Bu nedenle, bir dogum haritasi için, iyi ve kötü, kolay ve zor, ugurlu ve ugursuz gibi zitliklari içeren tanimlamalari kullanmak son derece yanlistir. Sözde uyumlu açilarla dolu horoskoplara sahip bir çok insanin yasamlarinda derin bunalimlara girdiklerini görmekteyiz. Onlar için yasam hiçbir anlam tasimadan sürüp gidebilir. Bazi insanlar hayatta hiçbir zorlukla yüzlesmeden, ona hiçbir anlam katmaya zorlanmadan yasayip gidebilirler. Onlar için her sey basit, kolay ve yüzeyseldir, ve bir noktadan sonra hayat tahammül edilmez olur.
Oysa, büyük ve önemli insanlarin horoskoplarinin gerginliklerle dolu oldugu bilinen bir gerçektir. Astrolojik açidan bakildiginda, horoskopunuz yeryüzündeki yasaminiza basladiginiz andaki durumunuzu betimler. Simdi ise üzerinize düsen görev, yasaminizda simdiye dek biriktirmis oldugunuz tüm gerginlikleri ve dengesizlikleri, harika bir denge senfonisine dönüstürecek gücü bulmaktir. Tüm horoskop konfigürasyonlarinda dönüsme ve degisme olanaginiz oldugu gibi, degismek için bir sorumluluk tasidiginiz da bir gerçektir.
Dogum haritamiz duragan ya da kapali degildir. Planetsel enerjilerimiz tarafimizdan yönlendirilmektense, o enerjileri biz yönlendirebiliriz. Bizim planetlerimizi ihtiyacimiz olan tarzda dengeleyen ya da harekete geçiren insanlardan baska, transitler ve progresyonlarda içimizdeki olasiliklara yeni yollar açabilir ve haritalarimizin potansiyelini harekete geçirmemize yardimci olabilirler.
Planetlerimizi, burçlarimizi, evlerimizi ve açilarimizi olumlu ya da olumsuz olarak ifade edebiliriz. Onlarin mutlulugumuzu ve gelisimimizi engelleyen yikici enerjilere mi, yoksa mutlulugumuzu ve gelisimimizi destekleyen yapici enerjilere mi dönüsecegi, onlarin dogum haritamizdaki konumlarina degil, kendimizi daha iyi tanima ve olumsuzu olumluya dönüstürmek için gerekli çabayi gösterme arzumuza baglidir.
Iki planet arasindaki açi enerjinin aktigi bir yoldur. Ister kavusum veya karsit açi olsun, isterse kare veya üçgen açi, bu enerjiden hayatimiza olumlu tesir edecek sekilde faydalanabiliriz. Kare ve karsit açilar üçgen veya altmisliklara göre daha çok sorun yaratirlar, ama ayni zamanda da insanin kendini dönüstürebilmesi için gerekli simyasal yakiti saglarlar. Kare ya da karsit açi iliskisi içinde olan planetleri olumlu tarzda disa vurmaya yönelik bilinçli bir girisim, sonuçta açinin yaratabilecegi çatismalarin üstesinden gelebilir. Bununla birlikte, olumsuzun ötesine geçmek ve olumlu disavurumlari deneyimlemek için bir açinin olumsuz disavurumunu da deneyimlemeye ve ondan bir seyler ögrenmeye razi olmamiz gerekir.
Inançlarimiz ve beklentilerimiz dogrultusunda kendi gerçeklerimizi kendimiz yaratiriz. Bir planetin zararli olmasini bekliyorsak, zararli olacaktir. Buna ragmen, planetin yararli olmasini beklemek de yetmez, ayni zamanda yararli olacak sekilde kullanmamiz gerekir.
Astroloji hakkinda bilgiye sahip olmayanlarin içine düstükleri yanilgilardan en önemlisi astrolojiye göre hayatta her seyin yildizlar tarafindan belirlendigine inanmaktir. Kimisi bu nedenle astrolojiye inanmaz, kimisi de basima neler gelecek diye cazibesine kapilir. Oysa planetler sadece enerji kanallaridir, bir sey yapmazlar. Yapan biziz. Dis dünyada yasadiklarimiz iç dünyamizin yansimasi, yani aynasidir. Astroloji ise iç dünyamizi tanimamizi saglayan bir araçtir. Iç dünyamizi tanidiktan, korkularimizla yüzlestikten sonra yasamda doyuma ulasabilmek, potansiyellerimizi gerçeklestirebilmek için astrolojiyi rehber olarak kullanabiliriz. Dogum haritasi bizi ruhsal cennete götürebilecek bir yol haritasidir.
Burçlarin tanimlamalari ve özellikleri yüzyillardir degismemesine ragmen siz, yasadiginiz zaman boyunca degisirsiniz, belki bir boga burcu olarak dogmaniza karsin edindiginiz deneyim ve tecrübeler sayesinde artik bir boga burcu gibi davranmiyor olabilirsiniz. Büyümek ve gelismek, iste anahtar buradadir ve gerçek astrolojiyi falciliktan ayiran nokta budur. Bir Terazi karar vermeyi, ya da bir oglak gevsemeyi, esnemeyi ögrenebilir.
Bir dogum haritasinda biz kimiz, neyiz, nasil bir hayat yasayabiliriz, sorunlarimizi nasil ve ne zaman çözebiliriz gibi sorunlarin yanitlari gizlidir. Ulasilmasi gereken nokta haritamizin bize vaat ettiklerini yasayarak, doyuma ulasabilmek, mutlu bir yasam sürmektir. Bu noktaya ulasmak elbette zorlu bir sinavdir. Yaratici gücü, yasam enerjisi olan insanlar bu zorlukla savasirlar. Fazla emek harcamadan mutlu olmak isteyenler ise yasamdan mucize beklerler, bu mucize gerçeklesmeyince de yildizlardan, fallardan medet umarlar. Kaderimde bu yaziliymis diye köselerine çekilirler. Oysa ki özgür irademizle, verdigimiz kararlarla yasamimizi biz yönlendiriyor, ne ekersek onu biçiyoruz. Isveç’li psikiyatrist Carl Jung’un dedigi gibi “Bilinçaltimizdan açiga çikaramadigimiz her sey bir gün kaderiniz olarak karsiniza çikar.”